- Aynı işi iki farklı çalışma biçimi yapar, fark fiyat etiketinde değildir
- Maliyet teklif fiyatında değil, on iki aylık toplamda görünür
- Ajans mı freelancer mı sorusunda riski nasıl ölçersiniz
- Ajans mı freelancer mı kararını netleştiren beş soru
- Teslim süresi neden kayar ve nasıl sabitlenir
- Sözleşmede aranacak maddeler
- Biz bu işi nasıl kuruyoruz
- Görünmeyen fark: iletişim ve süreç yönetimi
- Hangi durumda hangisi daha mantıklı
- Sonraki adım
Aynı işi iki farklı çalışma biçimi yapar, fark fiyat etiketinde değildir
Bir işletme sahibi web sitesi yaptırmaya karar verdiğinde aldığı ilk tavsiye genellikle bir isimdir: tanıdık bir ajans ya da tanıdık bir yazılımcı. Oysa soru ajans mı freelancer mı hâline geldiğinde artık bir isim değil, bir çalışma biçimi seçiliyor demektir. İki tarafın da temiz iş çıkardığı projeler var, iki tarafın da yarıda bıraktığı projeler var. Ayrım yetenekte değil, işin nasıl kurulduğunda: kim ne zaman devreye giriyor, tek kişi hastalandığında ne oluyor, site yayına çıktıktan sonra kaynak kod ve erişimler kimde kalıyor.
Bu yazı taraf tutmuyor. Amacı, kararı duyguyla değil üç ölçülebilir başlıkla vermenizi sağlamak: gerçek maliyet, taşınan risk ve teslim süresi. Üçünü de teklif alırken sorabileceğiniz somut sorulara çevirdik. Sonunda küçük bir karar tablosu var; kendi işinizin şartlarına bakıp hangi tarafın size uyduğunu görürsünüz.
Bir uyarı da baştan: bu üç başlığı ölçmeden verilen karar, ne kadar tecrübeyle verilirse verilsin tahmindir. Aynı işi anlatan iki teklif arasındaki fark çoğu zaman fiyat farkı değil kapsam farkıdır, ve kapsam farkı ancak yazıya döküldüğünde görünür. Aşağıdaki bölümlerin her biri, karşı tarafa sorabileceğiniz somut bir soruyla bitiyor.
Maliyet teklif fiyatında değil, on iki aylık toplamda görünür
Teklifleri yan yana koyduğunuzda karşılaştırdığınız şey çoğu zaman aynı iş değildir. Bir teklif yalnız tasarım ve kodlamayı kapsarken, diğeri içerik girişini, alan adı ve barındırma kurulumunu, güvenlik sertifikasını, kurumsal e-posta ayarlarını, form ve harita entegrasyonlarını, arama motoru için temel yapılandırmayı da içerir. Rakamlar farklı görünür çünkü kapsamlar farklıdır. Sağlıklı karşılaştırma için önce kalem listesini eşitlemek gerekir.
Bunun için pratik bir yöntem var: iki tarafa da aynı kalem listesini yollayıp her kalemi ayrı fiyatlandırmasını istemek. Liste şöyle olabilir — tasarım, kodlama, mobil uyum, içerik girişi, görsel hazırlığı, alan adı ve barındırma, e-posta kurulumu, form ve entegrasyonlar, eğitim ve devir, ilk yıl bakım. Kalemleri ayrıştırdığınız anda "ucuz" tekliflerin çoğunun ucuz olmadığı, sadece daha az iş içerdiği görünür. Piyasada dolaşan web tasarım fiyatları aralıkları da bu yüzden bu kadar geniştir; aynı ada sahip çok farklı işler ölçülüyor.
İkinci hesap kalemi ilk yıldan sonrasıdır. Barındırma yenilemesi, alan adı yenilemesi, altyapı güncellemeleri, güvenlik yamaları, küçük içerik değişiklikleri ve arıza müdahalesi ilk gün görünmez ama her ay gerçekleşir. Sürekliliği olan bir sürekli bir bakım ve destek paketi ile tek tek fatura edilen müdahaleleri karşılaştırın; ikisinin on iki aylık toplamı çoğu zaman ilk teklifteki farkı tersine çevirir. Kendi projeniz için kalemleri işaretleyip toplamı görmek isterseniz fiyat hesaplayıcı üzerinden kapsamı seçip aralığı sunucu tarafında hesaplatabilirsiniz; burada rakam vermiyoruz çünkü kapsamı bilmeden verilen rakam yanıltıcıdır.
Bir not da beklenti tarafına: internette aratılan kurumsal web sitesi fiyatları ifadesinin altında birbirinden çok farklı ihtiyaçlar toplanıyor. Beş sayfalık bir tanıtım sitesiyle, bayi girişi ve ürün kataloğu olan bir kurumsal site aynı cümlede geçmemeli. Kapsamı yazıya dökmeden alınan teklif, karşılaştırılabilir bir teklif değildir.
Ajans mı freelancer mı sorusunda riski nasıl ölçersiniz
Risk, işin bitmeme ihtimali değildir yalnızca; işin size bağımlı olmayan bir yerde kilitli kalma ihtimalidir. Tek kişiyle çalışırken en görünür risk süreklilik riskidir: aynı anda başka bir projeye geçmesi, askerlik, sağlık, tam zamanlı bir işe başlaması. Ajansta bu risk dağıtılır ama yerine başka bir risk gelir: sizi tanıyan hesap yöneticisinin değişmesi, projenin kıdemsiz bir ekibe düşmesi, sizin işinizin sıradaki iş yığınında arkaya kayması.
Bu yüzden ajans mı freelancer mı karşılaştırmasını "kim daha güvenilir" diye değil, "işin sürekliliği neye bağlı" diye kurmak gerekir. Ölçülebilir tek yanıt sahiplik zincirinde saklıdır. Alan adı kimin hesabında kayıtlı? Barındırma sözleşmesi kimin adına? Yönetim paneli şifreleri size teslim ediliyor mu, yoksa "biz hallederiz" mi deniyor? Kaynak kod bir depoda mı duruyor, yoksa yalnız birinin bilgisayarında mı? Bu dört sorunun yanıtı sizde toplanıyorsa, çalıştığınız taraf değişse bile site sizde kalır.
Sahiplik zinciri sağlamsa geriye tek bir risk kalır: bilgi riski. Siteyi kuran kişi ya da ekip ayrıldığında, siteyi devralacak olanın neye bakacağını bilmesi gerekir. Bunun karşılığı devir dokümanıdır — hangi teknoloji kullanıldı, hangi eklentiler var, yedek nereye alınıyor, alan adı nerede yönetiliyor. Bir sayfalık bir belge, ilerideki devir maliyetini ciddi biçimde düşürür. Web sitesi yaptırmak aşamasında kimse bu belgeyi konuşmaz, ihtiyaç duyulduğunda ise geç kalınmış olur.
Ajans mı freelancer mı kararını netleştiren beş soru
- Bu işi kim yapacak ve o kişi müsait olmadığında yerine kim geçecek?
- Alan adı, barındırma ve yönetim paneli hangi hesapta, benim adıma mı kayıtlı?
- Kaynak kod teslim ediliyor mu, teslim tarihi ve biçimi sözleşmede yazıyor mu?
- Yayına aldıktan sonra hangi işler ücrete tabi, hangileri kapsam içinde?
- Benzer büyüklükte, hâlâ yayında olan hangi işi gösterebilirsiniz?
Bu beş sorunun tamamına yazılı cevap veren bir freelancer, sorulara sözlü geçiştiren bir kurumdan daha düşük risklidir. Tersi de doğrudur. Karar, unvana değil verilen yanıtın somutluğuna bakar.
Teslim süresi neden kayar ve nasıl sabitlenir
Gecikmelerin büyük kısmı kod yazma hızından değil, bekleme sürelerinden doğar. En sık üç sebep şunlardır: içeriğin geç gelmesi, onay döngüsünün uzaması ve kapsamın yol boyunca büyümesi. Üçü de işveren tarafında başlar; bu yüzden teslim süresi ortak bir taahhüttür, tek taraflı bir vaat değil.
İçerik gecikmesi en yaygın olanı. Tasarım hazırdır, metinler yoktur; galeri hazırdır, fotoğraflar çekilmemiştir. Bunun çaresi işe başlamadan önce içerik envanterini çıkarmaktır: kaç sayfa, her sayfada hangi başlıklar, hangi görseller, kim yazacak, ne zaman teslim edecek. Envanter çıkarıldığında proje takvimi gerçekçi hâle gelir.
Onay döngüsü ikinci sebeptir. Tasarım kararlarını tek bir yetkili verirse süreç hızlanır; kalabalık bir onay grubu her turda yeni bir görüş ekler ve iş yeniden başa döner. Kimin karar verdiğini baştan yazın. Kapsam büyümesi ise üçüncüsüdür: yayına iki gün kala eklenen blog bölümü, çok dilli yapı ya da ödeme altyapısı takvimi tek başına haftalarca kaydırabilir. Kapsam değişikliği yasak değildir; yazılı olması ve takvime yansıtılması gerekir.
Sabitlemenin yolu ara teslimlerdir. Tek bir "bitince göreceksiniz" tarihi yerine üç dört kilometre taşı koyun: yapı ve sayfa haritası, tasarım onayı, geliştirme ve içerik girişi, test ve yayın. Her taşın kendi tarihi ve kendi onay kişisi olsun. Bu düzen kurulduğunda ajans mı freelancer mı farkı teslim süresinde büyük ölçüde erir; ölçüsüz kurulan projede ise iki taraf da gecikir.
Sözleşmede aranacak maddeler
Sözleşme, güvensizliğin değil netliğin belgesidir. İyi bir metin şu başlıkları içerir: sayfa sayısı ve sayfa listesi, revizyon hakkı ve sınırı, teslimin tanımı (yayına alma mı, dosya teslimi mi), kaynak kodun ve tasarım dosyalarının devri, alan adı ve barındırma hesaplarının kimin adına açılacağı, yayın sonrası destek süresi, ödeme takvimi ve gecikme durumunda ne olacağı.
Fikri mülkiyet maddesi özellikle önemli. Site sizin adınıza yayına alınmış olabilir ama tasarım dosyaları ve özel geliştirilen modüller devredilmemişse, ilerideki her değişiklikte aynı tarafa dönmek zorunda kalırsınız. Bu bağımlılık teknik değil sözleşmeseldir ve baştan tek cümleyle çözülür.
Bir web tasarım firması ile çalışırken sözleşme çoğunlukla hazır gelir; tek kişiyle çalışırken çoğu zaman hiç gelmez. Hazır metnin varlığı tek başına güvence değildir — içindeki teslim tanımını ve devir maddesini okuyun. Metin yoksa siz yazın; iki sayfalık bir kapsam ve teslim belgesi, imzalanan her şeyin yerini tutar. Karar aşamasında bu belgeyi hazırlamak, ajans mı freelancer mı tartışmasının cevabını da kendiliğinden verir: yazılı taahhüde girmeyen taraf elenir.
Biz bu işi nasıl kuruyoruz
Kendi tarafımızı da açık yazalım, çünkü yukarıdaki ölçütler bize de uygulanır. Projeye kapsam listesiyle başlıyoruz: sayfa haritası, her sayfanın içerik sahibi, entegrasyon listesi ve kilometre taşları teklifin ekinde yazılı oluyor. Tek muhatap veriyoruz ama işi tek kişiye bağlamıyoruz; tasarım, geliştirme ve içerik tarafında devralabilecek ikinci bir kişi her projede tanımlı. web ve yazılım geliştirme tarafında çalıştığımız düzen bu.
Sahiplik konusunda kuralımız net: alan adı ve barındırma sizin adınıza kayıtlanır, yönetim paneli erişimleri yayın gününde size teslim edilir, kaynak kod ve devir notu proje dosyasında bulunur. Yayın sonrası için ayrı bir hat var; güncelleme, yedek, güvenlik yaması ve küçük içerik değişiklikleri bakım ve destek paketleri içinde yürüyor, böylece her küçük iş için yeni bir pazarlık yapılmıyor.
Bu yaklaşımın maliyet tarafında da bir karşılığı var: kapsam baştan yazıldığı için sonradan çıkan kalem sayısı azalıyor, ara teslimler olduğu için gecikme erken görülüyor. Ajans mı freelancer mı ikilemine takılan işletmelerin çoğu aslında bu üç şeyi arıyor — yazılı kapsam, devredilebilir sahiplik, kesintisiz bakım. Bunlar bir unvanın değil, çalışma düzeninin sonucudur.
Görünmeyen fark: iletişim ve süreç yönetimi
Teknik yetkinlik iki tarafta da bulunabilir; ayrışma çoğunlukla sürecin nasıl yönetildiğinde ortaya çıkar. Tek kişiyle çalışırken iletişim kısadır: aynı kişi hem yazıyor hem kodluyor hem karar veriyor, arada çeviri kaybı olmuyor. Buna karşılık o kişi aynı anda satış, proje yönetimi ve üretim yaptığı için yoğun dönemlerde yanıt süresi uzayabiliyor. Kurumsal yapıda ise araya bir proje yönetimi katmanı giriyor; bu katman düzenli raporlama ve öngörülebilir takvim sağlıyor, ama isteğinizin üretim ekibine ulaşması bir adım daha alıyor.
Kendi işiniz için hangisinin daha iyi olduğunu anlamanın basit bir yolu var: geçmiş projelerinizde en çok neyden şikâyet ettiğinize bakın. "Kimseye ulaşamıyordum" diyorsanız tek muhatabı olan küçük bir yapı, "ne zaman biteceğini kimse söylemiyordu" diyorsanız takvim disiplini olan bir yapı size daha uygundur. Ajans mı freelancer mı sorusunun cevabı burada da sizin çalışma alışkanlığınıza bağlıdır, karşı tarafın büyüklüğüne değil.
Bir de kayıt meselesi var. Kararlar sözlü konuşuluyorsa, iki ay sonra kimin ne söylediği tartışmalı hâle geliyor. Toplantı sonrası tek paragraflık bir özet, ekran görüntülü geri bildirim ve kararların tek bir yerde tutulması bu tartışmayı baştan bitirir. Bu alışkanlık ne kurumsal bir ayrıcalıktır ne de tek kişiye fazladır; sadece disiplin işidir ve teslim süresini gözle görülür biçimde kısaltır.
Hangi durumda hangisi daha mantıklı
Karar tek bir kurala indirgenemez ama şu ayrımlar çoğu işletme için işe yarar. Tek kişiyle çalışmak; kapsamı dar, tek dilli, entegrasyonu az, karar vericisi tek olan işlerde hızlı ve ekonomiktir. Kurumsal bir ekiple çalışmak; birden çok paydaşın onay verdiği, entegrasyon içeren, yayın sonrası sürekliliği kritik olan işlerde daha az sürtünme üretir.
- Tanıtım sitesi, tek karar verici, sabit içerik — tek kişi yeter, sözleşme yine de yazılı olsun.
- Ürün kataloğu, bayi girişi, birden çok onay makamı — ekipli yapı daha güvenli.
- Ödeme altyapısı, üyelik, veri taşıma — devamlılık ve destek şart, tek kişiye bağlanmayın.
- Mevcut sitenin yenilenmesi — önce devir durumu incelensin, erişimler toplansın.
Bu ayrımların hiçbiri mutlak değil. Dar kapsamlı bir işi kurumsal bir ekibe verdiğinizde fazladan süreç maliyeti ödersiniz; geniş kapsamlı bir işi tek kişiye yıktığınızda ise darboğaz kaçınılmaz olur. Kapsamı doğru ölçtüğünüzde ajans mı freelancer mı sorusu kendiliğinden yanıtlanır, çünkü işin büyüklüğü hangi yapıya ihtiyaç duyduğunu zaten söyler.
Firma seçerken sorulacak soruların ayrıntılı listesini web tasarım firması nasıl seçilir yazısında topladık; bu yazıdaki maliyet ve risk ölçütleriyle birlikte okunduğunda karar oldukça netleşir.
Sonraki adım
Elinizde iki teklif varsa ve hangisinin gerçekten ucuz olduğunu bilmiyorsanız, yapılacak ilk iş kapsamı eşitlemektir. Kalem listesini çıkarın, iki tarafa da aynı listeyi gönderin, on iki aylık toplamı hesaplayın. Kapsamınızı yazılı olarak iletmek isterseniz teklif formunu doldurun; sayfa listesi, entegrasyonlar ve teslim tarihi ile birlikte dönüş yapılır. İki durumda da size kapsam listesiyle birlikte dönüş yapılır; kapsamı olmayan rakam vermiyoruz.